Anksiyete, diğerleri tarafından eleştirilme, seyredilme ve yargılanma korkusundan kaynaklanır.
Sosyal fobisi olan kişi hata yaparak başkalarının önünde rezil olacağından veya utanç duyacağından korkar. Belki de korku sosyal beceri eksikliği veya başkalarının önünde yaşanan bir deneyimle kötüleşebilir, anksiyete patik atağa dönüşebilir. Korkunun bir sonucu olarak, kişi aşırı sıkıntı içinde bazı sosyal durumlara katlanır veya hepsinden kaçınabilir. Sosyal fobisi olanlar henüz gerçekleşmemiş olaylar nedeniyle günlerce hatta haftalarca korku çekerler. Sosyal fobisi olanların çoğu korkusunun yersiz olduğunu bile bile bunun üstesinden gelemez.
Sosyal durumlar ve diğerlerinin negatif fikirleri hakkında yanlış inançlara sahiptirler. Tedavi edilmeyen sosyal fobi kişinin okul, iş, sosyal aktiviteler ve ilişkiler de dahil olmak üzere günlük rutinini bozabilir. Topluluk önünde konuşmak gibi belirli durumlardan korkarlar. Fakat çoğunlukla tek korkuları yoktur, birçok sosyal durumdan rahatsız olurlar. Anksiyeteyi tetikleyen diğer durumlar şunlardır:
Başkalarının önünde yemek veya içmek
Başkalarının önünde çalışmak veya yazmak
Dikkatin odağı olmak
Buluşmak veya bir partiye gitmek gibi insanlarla etkileşime girmek
Toplulukta soru sormak veya rapor vermek
Umumi tuvaletleri kullanmak
Telefonda konuşmak
Sosyal anksiyete panik, obsesif-kompülsif bozukluk ve depresyon gibi diğer zihinsel rahatsızlıklarla bağlantılı olabilir. Gerçekten de çoğu insan doktora sosyal fobi belirtileri nedeniyle değil de diğer rahatsızlıklar yüzünden gider.
SOSYAL FOBİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Sosyal anksiyete rahatsızlığı olan çoğu insan bir şeylerin ters gittiğinin farkındadır, fakat bu hissi bir hastalık işareti olarak görmez. Belirtiler şunlardır:
Sosyal durumlara karşı yoğun anksiyete
Sosyal durumlardan kaçınma
Kafa karışıklığı, kalp çarpıntısı, terleme, titreme, yüz kızarması, kas gerilmesi, mide ekşimesi ve ishal gibi anksiyete belirtileri
Çocuklar ağlayarak, ebeveyne yapışarak veya öfke nöbetiyle anksiyetelerini ifade edebilirler.
SOSYAL ANKSİYETEYE NE SEBEP OLUR?
Bilinen tek bir sebebi yoktur. Araştırmacılar biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bu fobinin gelişiminde rol oynadığını ileri sürmektedir.
Biyolojik: Sosyal anksiyete serotonin dengesizliğiyle ilişkili olabilir. Serotonin bir nörotransmiterdir. Nörotransmiterler, sinir hücreleri arasındaki haberleşmeye yardımcı olan kimyasallardır. Eğer dengeleri bozulursa, bilgiler beyinde gerektiği gibi iletilmez. Bu da stresli durumlarda beynin reaksiyonunu değiştirebilir, örneğin anksiyeteye sebep olabilir. Sosyal anksiyete genetik de olabilir.
Psikolojik: Sosyal fobinin gelişimi geçmişte gerçekleşmiş utanç verici veya küçük düşürücü bir olay sonucu gerçekleşmiş olabilir.
Çevresel: Sosyal anksiyete bozukluğu olanlar başkalarının davranışlarının sonucunda başlarına geleni (örneğin; alay konusu olma gibi) gözlemleyerek bu fobiyi geliştirmiş olabilirler. Ayrıca ebeveynleri tarafından aşırı korunmuş çocuklar normal gelişim sürecinde öğrenilen bazı sosyal becerileri yeterince geliştiremeyebilirler.
SOSYAL FOBİ TANISI NASIL KONUR?
Eğer sosyal anksiyete belirtileri varsa, doktorunuz sorular sorarak tıbbi geçmişinizi değerlendirecek ve tam bir fiziksel muayene yapacaktır. Böylece herhangi bir fiziksel rahatsızlığın bu belirtilere sebep olup olmadığını anlayacaktır. Fiziksel bir rahatsızlık bulmadığı taktirde, sizi psikiyatrist veya psikoloğa yönlendirecektir. Psikiyatrist ve psikologlar özel olarak dizayn edilmiş testlerle anksiyetenizi değerlendirecektir. Tüm bunların sonucunda belirtilerinizin sosyal anksiyete rahatsızlığına uyup uymadığına karar vereceklerdir.
SOSYAL FOBİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Sosyal fobi, çoğunlukla doğru tedaviyle tamamen iyileştirilebilir bir rahatsızlıktır. En etkili tedavi bilişsel-davranış terapisidir. İlaç tedavisi de belirtilerin azalmasına sebep olarak bilişsel-davranış terapisini daha etkili hale getirebilir.
Bilişsel-davranış terapisi: Bu terapinin amacı kişinin düşüncelerini daha akılcı bir yere yönlendirmek ve daha önceden anksiyeteye sebep olmuş durumlardan kaçınmasını engellemeye yardımcı olmaktır. Kişinin anksiyete belirtilerini tetikleyen durumlara karşı farklı reaksiyon vermesini öğretir. Terapi sistematik duyarsızlaştırmayı veya korkulan duruma gerçek hayatta maruz kalmayı içerebilir. Sistematik duyarsızlaştırmada kişi ürkütücü durumu hayal eder ve korkularıyla güvenli ve rahat bir çevrede başa çıkmayı öğrenir (örneğin terapistin ofisi). Gerçek hayatta maruz kalmada ise; terapistin desteğiyle kişi aşamalı olarak kendisi için ürkütücü olan durumla karşı karşıya gelir.
Özsaygının ve sosyal becerilerin geliştirilmesi için danışmanlık ve nefes egzersizi gibi rahatlama teknikleri de sosyal fobiyle başa çıkmada kişiye yardımcı olabilir.
Depresyonla savaşmada, hayatı daha anlamlı kılmaya yardımcı olacak bir adres.İster kendi hayatlarınızı anlatın ister, sorularınıza cevaplar arayın biz yanınızdayız...
12 Mart 2015 Perşembe
EN KORKUNÇ HASTALIKLAR
TAŞ ADAM SENDROMU (FİBRODYSPLASİA OSSİFİCANS PROGRESSİVA)
Vücuttaki yumuşak dokunun zamanla kemik yapısına dönüştüğü genetik bir hastalıktır. Kemikte bulunan ACVR1 geninin mutasyona uğraması sonucu oluşuyor. Bu hastalıkta vücuttaki kas ve dokular kemik yapıya dönüşüyor. Bu yapı tüm kas ve bağ dokusunu sardığı için hastalar bir süre sonra hareket edemez, oturup kalkalamaz duruma geliyor. Dünyada milyonda bir görülen FOP hastalığı, şu ana kadar 363 kişi olarak kayıtlara geçmiş. Türkiye’de bugüne kadar 9 kişide FOP hastalığı görülmüştür.
YÜRÜYEN ÖLÜ SENDROMU (COTARD’S DELUSİON)
Yürüyen ölü sendromu aslında fiziksel bir rahatsızlık değil. Hastalığa sahip kişiler kendilerini “zombi” zannediyorlar! Beyinlerinin olmadığını düşünen hastalar, ölü olduklarını düşünüyor ve yeme içme gibi insani ihtiyaçlarını karşılamayarak vakitlerini mezarlıkta geçiriyorlar! Beynin algı ve duyguları yöneten alanındaki fonksiyon bozukluğundan kaynaklandığı düşünülüyor. Hastalar kendi kişiliklerine ait her şeyi zihinlerinden silmiş olarak görünüyorlar.
SOĞUK ALERJİSİ (SOĞUK ÜRTİKERİ)
Soğuk havanın veya soğuk suyun tıpkı fıstık veya arı alerjisi gibi vücutta kızarıklık ve kabartılar yarattığı alerjik bir reaksyondur. Soğuk bir şey yenilip içildiğinde ağızda ve boğazda da şişlik meydana gelebilir ve ölümcül tehlikelere yol açabilir.
AĞAÇ ADAM SENDROMU (EPİDERMODYSPLASİA VERRUCİFORMİS)
Vücutta büyüyen, köklerini deriye yerleştirip üst yüzeyde odunsu bir yapıyla büyüyen bir mantar hastalığıdır. Dev siğiller olarak vücuda yayılan bu hastalığın tıbben bir çaresi yok.
VAMPİR SENDROMU (XERODERMA PİGMENTOSUM)
Bu hastalığa sahip kişilerin derileri UV ışınlarına karşı ileri derecede hassastır. Bir kaç saat gün ışığı hatta florosan ışığına mağruz kalan hasta cilt kanseri olur. Genetik bir bozukluktan kaynaklandığı biliniyor ve tedavisi yok.
FİL HASTALIĞI
Lenf damarlarının tıkanarak iltihaplanmaya yol açması ve bunun sonucunda el, ayak ve üreme organlarında şişlikler oluşmaya başlar. Bir süre sonra derinin kalınlaşıp, gri bir renk almasından dolayı Fil Hastalığı denmiştir. Tropikal bölgelerde yaşayan sivrisineklerin lenflerde iltihaba yol açmasıyla oluşuyor.
Vücuttaki yumuşak dokunun zamanla kemik yapısına dönüştüğü genetik bir hastalıktır. Kemikte bulunan ACVR1 geninin mutasyona uğraması sonucu oluşuyor. Bu hastalıkta vücuttaki kas ve dokular kemik yapıya dönüşüyor. Bu yapı tüm kas ve bağ dokusunu sardığı için hastalar bir süre sonra hareket edemez, oturup kalkalamaz duruma geliyor. Dünyada milyonda bir görülen FOP hastalığı, şu ana kadar 363 kişi olarak kayıtlara geçmiş. Türkiye’de bugüne kadar 9 kişide FOP hastalığı görülmüştür.
YÜRÜYEN ÖLÜ SENDROMU (COTARD’S DELUSİON)
Yürüyen ölü sendromu aslında fiziksel bir rahatsızlık değil. Hastalığa sahip kişiler kendilerini “zombi” zannediyorlar! Beyinlerinin olmadığını düşünen hastalar, ölü olduklarını düşünüyor ve yeme içme gibi insani ihtiyaçlarını karşılamayarak vakitlerini mezarlıkta geçiriyorlar! Beynin algı ve duyguları yöneten alanındaki fonksiyon bozukluğundan kaynaklandığı düşünülüyor. Hastalar kendi kişiliklerine ait her şeyi zihinlerinden silmiş olarak görünüyorlar.
SOĞUK ALERJİSİ (SOĞUK ÜRTİKERİ)
Soğuk havanın veya soğuk suyun tıpkı fıstık veya arı alerjisi gibi vücutta kızarıklık ve kabartılar yarattığı alerjik bir reaksyondur. Soğuk bir şey yenilip içildiğinde ağızda ve boğazda da şişlik meydana gelebilir ve ölümcül tehlikelere yol açabilir.
AĞAÇ ADAM SENDROMU (EPİDERMODYSPLASİA VERRUCİFORMİS)
Vücutta büyüyen, köklerini deriye yerleştirip üst yüzeyde odunsu bir yapıyla büyüyen bir mantar hastalığıdır. Dev siğiller olarak vücuda yayılan bu hastalığın tıbben bir çaresi yok.
VAMPİR SENDROMU (XERODERMA PİGMENTOSUM)
Bu hastalığa sahip kişilerin derileri UV ışınlarına karşı ileri derecede hassastır. Bir kaç saat gün ışığı hatta florosan ışığına mağruz kalan hasta cilt kanseri olur. Genetik bir bozukluktan kaynaklandığı biliniyor ve tedavisi yok.
FİL HASTALIĞI
Lenf damarlarının tıkanarak iltihaplanmaya yol açması ve bunun sonucunda el, ayak ve üreme organlarında şişlikler oluşmaya başlar. Bir süre sonra derinin kalınlaşıp, gri bir renk almasından dolayı Fil Hastalığı denmiştir. Tropikal bölgelerde yaşayan sivrisineklerin lenflerde iltihaba yol açmasıyla oluşuyor.
Dünyanın En ilginç Takıntıları
Psikoloji bilimi çalışmalarına her geçen gün yeni bir çalışma ekliyor. Bu çalışmaların hepsi belki bu kadar ilgi çekmesede bazı çalışmalar var ki insanın hayretlere düşürüyorlar.
Bu çalışmalardan biri de takıntılarla ilgili yapılan çalışmadır.Şimdi sizler için listeleyeceğimiz bu istem dışı olarak gerçekleşen takıntılar hiç de alışık olmadığımız türden takıntılar olup örnek vermek gerekirse, her şeyi harita gibi gören, birden fazla evlilik teklifi yapan ve kelimeleri tekrar etme gibi takıntılar şaşırtıyor…
İŞTE O TAKINTILAR…
TOURETTE SENDROMU: İstemsiz davranışlarda bulunma
Tourette Sendromu, aynı şekilde tekrar tekrar meydana gelen istemsiz, hızlı, ani hareketler veya sesler içeren tiklerle karakterize edilen kalıtsal bir rahatsızlık olarak biliniyor. Görülme sıklığı 10 binde 4-5 olurken, Tourette Sendromlu kişiler normal bir zekaya ve yaşam süresine sahip.
DOROMANİ: HEDİYE VERME TAKINTISI
Bütün insanlar hediye almaktan ve başkalarını mutlu etmekten zevk alır. Fakat bazı kişiler için hediye verme isteği, karşı konulamaz ve anormal bir dürtü olarak ortaya çıkıyor. Bu takıntıya sahip kişilerde hediye verme isteği bir başkasını mutlu etme ya da iyilik yapma isteği olarak görülmüyor. Doromani, kişilerin finansal durumları yeterli olmasa bile hediye alma isteğine karşı koyamadığı için kredi çekmesine, borca girmesine hatta bazı durumlarda haciz tehlikesiyle karşılaşmasına sebep oluyor.
ABOULOMANİ: PATOLOJİK KARARSIZLIK
Günlük hayatımızda ara sıra belirli konularda kararsızlık yaşamak normal bir davranış olarak görülür. Fakat bazı kişiler en ufak konularda bile karar verme sürecinde büyük sıkıntı yaşıyor. Aboulomani, kişinin herhangi bir konuda karar verme iradesinin olmaması olarak tanımlanıyor.
ABLUTOMANİ: YIKANMA TAKINTISI
Arkadaşlarınızdan birinin kısa aralıklarla sürekli olarak ellerini yıkama alışkanlığı olduğunu hiç fark ettiniz mi? Dışarı çıktıktan ya da tuvaleti kullandıktan sonra el yıkamak normal davranışlardan biri, fakat bazı insanlarda bu alışkanlık herhangi bir objeye dokunduktan sonra kaçınılmaz bir şekilde el yıkama isteği duymak olarak da görülebiliyor. Ablutomani rahatsızlığı olan kişiler sürekli kire ve mikroba maruz kaldıklarına inandıkları için el yıkamak için takıntı derecesinde bir istek duyuyorlar. Bu takıntıya sahip kişilerde çoğunlukla diğer akıl hastalıklarına da rastlanabiliyor. Çocuklarda görülen şizofreninin karakteristik özellikleri arasında Ablutomani takıntısı da görülüyor.
TRİKOTİLOMANİ: SAÇ ÇEKME TAKINTISI
Trikotilomani rahatsızlığı olan kişiler, kendilerine saçlarını çekerek zarar vermek için karşı konulamaz bir istek duyuyor. Bu kişiler saçları haricinde vücutlarında kaşları, kirpikleri, sakalları gibi vücutlarındaki diğer kılları da çekme isteği duyuyor. Bu takıntı çoğunlukla vücutta kolay fark edilebilir kelliklere yol açıyor.
ENOSİMANİ: SÜREKLİ OLARAK GÜNAH İŞLEDİĞİNİ DÜŞÜNME TAKINTISI
Devamlı günah işlediğine inanan kişilerin yaşadığı bu takıntı, eleştirilme korkusu olarak da tanımlanabiliyor. Bu kişilerde genellikle, nefes tıkanıklığı, hızlı nefes alıp verme, kalp ritmi bozukluğu, aşırı terleme, mide bulantısı ve endişe gibi semptomlar görülüyor.
DEMONOMANİ: KÖTÜ RUHLAR TARAFINDAN ELE GEÇİRİLDİĞİNE İNANMA TAKINTISI
Günümüzde kötü ruhlar tarafından ele geçirilen insanların yaşadıklarını anlatan birçok korku filmi ve kitap var. Bu tarz filmleri çok fazla izleyen insanlar, doğal olarak şeytana ve kötü ruhlara karşı korku duymaya başlıyor. Bu korkuları aşırı gelişen insanlar kötü ruhlar tarafından ele geçirilme fikrini takıntı haline getirmeye başlıyor. Demonomani kişinin şeytan tarafından ele geçirildiğine inanması olarak tanımlanıyor. Bu takıntıya sahip kişiler ruhunun ele geçirildiğine gerçekten inandığı için davranışlarında değişiklikler gözleniyor.
KLİNOMANİ: YATAKTAN ÇIKMAMA TAKINTISI
Soğuk ve kasvetli günlerde uzun saatler boyunca yatakta kalmak istemek çok yaygın ve doğal bir durum. Fakat Klinomani rahatsızlığı olan kişiler için özellikle yağmurlu ve karlı günlerde yataktan çıkmak tamamen bir işkence hissi yaratabilir. Bu kişiler günler boyunca yatakta kalabilirler. Klinomani, Yunanca da uyuma takıntısı anlamına geliyor. Bu kişiler yataklarına, yastıklarına ve yorganlarına aşırı bir sevgi besliyor.
ONOMATOMANİ: BELİRLİ KELİMELERİ TEKRAR ETME TAKINTISI
Bu takıntı kişinin belirli kelimelere özel bir ilgi duyması ve sürekli tekrar etmek için karşı konulamaz bir istek duyması olarak tanımlanıyor.
GAMOMANİ: EVLENME TEKLİF ETME TAKINTISI
Gamomani, insanlara sürekli olarak evlenme teklifi etme isteği duymak olarak tanımlanıyor. Bu takıntıya sahip olan insanlar genellikle kısa süre zarfında farklı insanlara dikkat çekici evlenme tekliflerinde bulunuyor ve bu davranış genellikle poligami ile sonuçlanıyor.
CARTACOETHES: HER YERDE HARİTA GÖRME TAKINTISI
İnsan beyni birçok yerde yüz şekli görmek için doğal olarak koşullanmıştır. Fakat bu koşullanma bazı insanlarda sürekli olarak harita şekli gördüğünü düşünme olarak ortaya çıkabilir. Bu kişiler genellikle yemeklerinin şeklinin bir haritayı andırdığına inanır ve baktıkları her yerde özel olarak harita motifleri ararlar.
Bu çalışmalardan biri de takıntılarla ilgili yapılan çalışmadır.Şimdi sizler için listeleyeceğimiz bu istem dışı olarak gerçekleşen takıntılar hiç de alışık olmadığımız türden takıntılar olup örnek vermek gerekirse, her şeyi harita gibi gören, birden fazla evlilik teklifi yapan ve kelimeleri tekrar etme gibi takıntılar şaşırtıyor…
İŞTE O TAKINTILAR…
TOURETTE SENDROMU: İstemsiz davranışlarda bulunma
Tourette Sendromu, aynı şekilde tekrar tekrar meydana gelen istemsiz, hızlı, ani hareketler veya sesler içeren tiklerle karakterize edilen kalıtsal bir rahatsızlık olarak biliniyor. Görülme sıklığı 10 binde 4-5 olurken, Tourette Sendromlu kişiler normal bir zekaya ve yaşam süresine sahip.
DOROMANİ: HEDİYE VERME TAKINTISI
Bütün insanlar hediye almaktan ve başkalarını mutlu etmekten zevk alır. Fakat bazı kişiler için hediye verme isteği, karşı konulamaz ve anormal bir dürtü olarak ortaya çıkıyor. Bu takıntıya sahip kişilerde hediye verme isteği bir başkasını mutlu etme ya da iyilik yapma isteği olarak görülmüyor. Doromani, kişilerin finansal durumları yeterli olmasa bile hediye alma isteğine karşı koyamadığı için kredi çekmesine, borca girmesine hatta bazı durumlarda haciz tehlikesiyle karşılaşmasına sebep oluyor.
ABOULOMANİ: PATOLOJİK KARARSIZLIK
Günlük hayatımızda ara sıra belirli konularda kararsızlık yaşamak normal bir davranış olarak görülür. Fakat bazı kişiler en ufak konularda bile karar verme sürecinde büyük sıkıntı yaşıyor. Aboulomani, kişinin herhangi bir konuda karar verme iradesinin olmaması olarak tanımlanıyor.
ABLUTOMANİ: YIKANMA TAKINTISI
Arkadaşlarınızdan birinin kısa aralıklarla sürekli olarak ellerini yıkama alışkanlığı olduğunu hiç fark ettiniz mi? Dışarı çıktıktan ya da tuvaleti kullandıktan sonra el yıkamak normal davranışlardan biri, fakat bazı insanlarda bu alışkanlık herhangi bir objeye dokunduktan sonra kaçınılmaz bir şekilde el yıkama isteği duymak olarak da görülebiliyor. Ablutomani rahatsızlığı olan kişiler sürekli kire ve mikroba maruz kaldıklarına inandıkları için el yıkamak için takıntı derecesinde bir istek duyuyorlar. Bu takıntıya sahip kişilerde çoğunlukla diğer akıl hastalıklarına da rastlanabiliyor. Çocuklarda görülen şizofreninin karakteristik özellikleri arasında Ablutomani takıntısı da görülüyor.
TRİKOTİLOMANİ: SAÇ ÇEKME TAKINTISI
Trikotilomani rahatsızlığı olan kişiler, kendilerine saçlarını çekerek zarar vermek için karşı konulamaz bir istek duyuyor. Bu kişiler saçları haricinde vücutlarında kaşları, kirpikleri, sakalları gibi vücutlarındaki diğer kılları da çekme isteği duyuyor. Bu takıntı çoğunlukla vücutta kolay fark edilebilir kelliklere yol açıyor.
ENOSİMANİ: SÜREKLİ OLARAK GÜNAH İŞLEDİĞİNİ DÜŞÜNME TAKINTISI
Devamlı günah işlediğine inanan kişilerin yaşadığı bu takıntı, eleştirilme korkusu olarak da tanımlanabiliyor. Bu kişilerde genellikle, nefes tıkanıklığı, hızlı nefes alıp verme, kalp ritmi bozukluğu, aşırı terleme, mide bulantısı ve endişe gibi semptomlar görülüyor.
DEMONOMANİ: KÖTÜ RUHLAR TARAFINDAN ELE GEÇİRİLDİĞİNE İNANMA TAKINTISI
Günümüzde kötü ruhlar tarafından ele geçirilen insanların yaşadıklarını anlatan birçok korku filmi ve kitap var. Bu tarz filmleri çok fazla izleyen insanlar, doğal olarak şeytana ve kötü ruhlara karşı korku duymaya başlıyor. Bu korkuları aşırı gelişen insanlar kötü ruhlar tarafından ele geçirilme fikrini takıntı haline getirmeye başlıyor. Demonomani kişinin şeytan tarafından ele geçirildiğine inanması olarak tanımlanıyor. Bu takıntıya sahip kişiler ruhunun ele geçirildiğine gerçekten inandığı için davranışlarında değişiklikler gözleniyor.
KLİNOMANİ: YATAKTAN ÇIKMAMA TAKINTISI
Soğuk ve kasvetli günlerde uzun saatler boyunca yatakta kalmak istemek çok yaygın ve doğal bir durum. Fakat Klinomani rahatsızlığı olan kişiler için özellikle yağmurlu ve karlı günlerde yataktan çıkmak tamamen bir işkence hissi yaratabilir. Bu kişiler günler boyunca yatakta kalabilirler. Klinomani, Yunanca da uyuma takıntısı anlamına geliyor. Bu kişiler yataklarına, yastıklarına ve yorganlarına aşırı bir sevgi besliyor.
ONOMATOMANİ: BELİRLİ KELİMELERİ TEKRAR ETME TAKINTISI
Bu takıntı kişinin belirli kelimelere özel bir ilgi duyması ve sürekli tekrar etmek için karşı konulamaz bir istek duyması olarak tanımlanıyor.
GAMOMANİ: EVLENME TEKLİF ETME TAKINTISI
Gamomani, insanlara sürekli olarak evlenme teklifi etme isteği duymak olarak tanımlanıyor. Bu takıntıya sahip olan insanlar genellikle kısa süre zarfında farklı insanlara dikkat çekici evlenme tekliflerinde bulunuyor ve bu davranış genellikle poligami ile sonuçlanıyor.
CARTACOETHES: HER YERDE HARİTA GÖRME TAKINTISI
İnsan beyni birçok yerde yüz şekli görmek için doğal olarak koşullanmıştır. Fakat bu koşullanma bazı insanlarda sürekli olarak harita şekli gördüğünü düşünme olarak ortaya çıkabilir. Bu kişiler genellikle yemeklerinin şeklinin bir haritayı andırdığına inanır ve baktıkları her yerde özel olarak harita motifleri ararlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)