Yanlış birşey yapıldığında düruhsal durumumuzda pişmanlığa benzer, vicdan azabı hissinde 'suçluluk duygusu' denen duygulanım görülür. Bazı insanlarda bu durum normalde olmasından kat kat daha fazla boyutlarda görülür ve bu suçluluk duygusu fazlalığı depresyon belirtisi olabilir.
Suçluluk duygusunun depresyon belirtisi olması için , ortada herhangi bir neden olmasa dahi sürekli bu duyguyu hissetmek gerekir. en ufak hatalarda bile suçluluk duygusunun hissedilmesi kişinin günlük hayatını da etkilemeye başlayacaktır. kişi bu duygunun verdiği huzursuzluğu yaşamak yerine evden çıkmamayı ve asosyal olmayı istemsiz bir şekilde tercih edecektir. Bunun sonu ise kaçınılmaz depresyondur.
Suçluluk duygulanımından kurtulmak çok kolay olmasada verdiği huzursuzluktan biraz olsun uzaklaşmak mümkün. Hayatta kendinize ufak hedefler koyarak ve bunları bAşardıkça kendinizi ödüllendirmek size hem huzur hemde umut verecektir ve bu şekilde suçluluk duygusunun getirdiği depresyonu atlatmayı kolaylaştırabilirsiniz. suçluluk duygusu sizin için günlük rutinlerinizi yerine getiremeyecek kadar yoğunsa bu durumda biraz destek almanız gerekebilir.
Depresyonla savaşmada, hayatı daha anlamlı kılmaya yardımcı olacak bir adres.İster kendi hayatlarınızı anlatın ister, sorularınıza cevaplar arayın biz yanınızdayız...
27 Şubat 2015 Cuma
Travma Üzüntü ve Depresyon
Yaşanılan kötü olaylar, karşılaşılan zor durumlar, finansal olarak girdiğimiz sıkıntılar gibi problemler travmalara, bu travmalar ise depresyone sebeb olabilir. bu nedenle depresyonun büyük sebebide travmalardır.
hayatın kötü süprizlerine karşı girilen travmalarda sorun erken vadede çözülmediği taktirde bilinçaltı tarafından ruhsal olarak depresyona yönlendirilmeye başlanır. Peki bu travmaları erken farketmek için neler yapmalıyız? Travma ile üzüntü durumunu nasıl birbirinden ayırabiliriz?
Eğer hissettiğimiz ruh rali sadece üzüntü ise, kısa süreli ve geçici olması beklenir. Alıman bir habere sevinme ya da sevilen bir hobiyle uğraşılırken ruh hali negatiftem pozitife dönebiliyorsa bir travma söz konusu değildir. Yaşanılan ruh hali sadece üzüntüdür.
Normalde yapmaktan hoşlandığınız aktiviteler sırasında bir umursamazlık, günlük hayatta kuvvetli ruhsal değişiklikler, sık sık ağlama krizleri yaşıyorsanız, ne yazıkki bir travma geçiriyorsunuz demektir. Ancak bunun teşhisini erken koymanız ve psikolojik bir tedavi almanız, depresyona girmenizi büyük bir derecede önleyecektir.
Depresyonda paylaşım oldukça önemlidir. bu yüzden kendinizde farklı davranışlar, değişik ruh halleri hissettiğinizde ailenizden ya da yakınlarınızdan biriyle paylaşmanızı öneririm.
hayatın kötü süprizlerine karşı girilen travmalarda sorun erken vadede çözülmediği taktirde bilinçaltı tarafından ruhsal olarak depresyona yönlendirilmeye başlanır. Peki bu travmaları erken farketmek için neler yapmalıyız? Travma ile üzüntü durumunu nasıl birbirinden ayırabiliriz?
Eğer hissettiğimiz ruh rali sadece üzüntü ise, kısa süreli ve geçici olması beklenir. Alıman bir habere sevinme ya da sevilen bir hobiyle uğraşılırken ruh hali negatiftem pozitife dönebiliyorsa bir travma söz konusu değildir. Yaşanılan ruh hali sadece üzüntüdür.
Normalde yapmaktan hoşlandığınız aktiviteler sırasında bir umursamazlık, günlük hayatta kuvvetli ruhsal değişiklikler, sık sık ağlama krizleri yaşıyorsanız, ne yazıkki bir travma geçiriyorsunuz demektir. Ancak bunun teşhisini erken koymanız ve psikolojik bir tedavi almanız, depresyona girmenizi büyük bir derecede önleyecektir.
Depresyonda paylaşım oldukça önemlidir. bu yüzden kendinizde farklı davranışlar, değişik ruh halleri hissettiğinizde ailenizden ya da yakınlarınızdan biriyle paylaşmanızı öneririm.
Uzun Süreli İlişkide Nelere Dikkat Etmeliyim
Uzun süreli ilişkide dikkat edilmesi gereken konulara önvüceki yazımızda değinmiştik. Bu yazımda bahsetmek istediğim ekstra konular var.
Uzun süreli ilişkilerde kişilerin birbirlerine karşı saygılı olmasının önemini tekrar hatır katmadan geçemeyeceğim. Saygı konusunda dengeyi sağlamak ise tamamen sizinle alakalı. Şöyle ki; karşınızdaki insanın size ne kadar saygı duyacağını siz tavırlarınızla belirlersiniz. Aradaki mesafeyi ayarlayarak, şakalasmanın vb.. davranışlarınızın dozu kişinin size karşı saygı boyutunu ölçeklemektedir.
İlişkinizde karşınızdaki kişiden ufak ya da büyük konuları saklamamanız, hayatı birlikte yaşıcağınızı unutmamanız, hayatıda paylaşacağınızı düşünmeniz önemlidir. Biliyorsunuz ki yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
Bu sebeple uzun süreli ilişkilerde şeffaflık yani dürüstlük fazlaca önemli bir konudur. Bu gün ufak bir şey diyerek sakladığınız konu, ileride ayrılık sebebininz olabilir.
Uzun süreli ilişkilerde, sevdiğiniz insana verdiğiniz değer de oldukca mühimdir. Sevdiğiniz kadına veya adama, sanki dünyadaki tek kadın veya erkek oymuş gibi hissettirdiğiniz durumda göreceksiniz ki karşınızdaki insan sizi kalbinin en derin yerine koyacaktır.
Sevgi ve sağlıcakla kalınız..
Uzun süreli ilişkilerde kişilerin birbirlerine karşı saygılı olmasının önemini tekrar hatır katmadan geçemeyeceğim. Saygı konusunda dengeyi sağlamak ise tamamen sizinle alakalı. Şöyle ki; karşınızdaki insanın size ne kadar saygı duyacağını siz tavırlarınızla belirlersiniz. Aradaki mesafeyi ayarlayarak, şakalasmanın vb.. davranışlarınızın dozu kişinin size karşı saygı boyutunu ölçeklemektedir.
İlişkinizde karşınızdaki kişiden ufak ya da büyük konuları saklamamanız, hayatı birlikte yaşıcağınızı unutmamanız, hayatıda paylaşacağınızı düşünmeniz önemlidir. Biliyorsunuz ki yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
Bu sebeple uzun süreli ilişkilerde şeffaflık yani dürüstlük fazlaca önemli bir konudur. Bu gün ufak bir şey diyerek sakladığınız konu, ileride ayrılık sebebininz olabilir.
Uzun süreli ilişkilerde, sevdiğiniz insana verdiğiniz değer de oldukca mühimdir. Sevdiğiniz kadına veya adama, sanki dünyadaki tek kadın veya erkek oymuş gibi hissettirdiğiniz durumda göreceksiniz ki karşınızdaki insan sizi kalbinin en derin yerine koyacaktır.
Sevgi ve sağlıcakla kalınız..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)